7/11/2009 · Kategori: Kelâm ve Kalem

Ne Arıyorsun?



"Can durağını arıyorsan ey can ;
Can da sensin, durak da sensin.
Bir lokma ekmekse peşinden koştuğun,
Elbet ekmek de sensin.
Eğer akıl erdirebiliyorsan bu sözün sırrına;
Bil ki her ne arıyorsan o sensin."

Mevlana


Bahtına düştük...Utandırma bizleri Allah'ım!
Sş.Gökhan

Kalıcı Bağlantı Yorum (1) Yorum yaz!

29/10/2009 · Kategori: Kelâm ve Kalem

Sevgi Kime Verilir?



"...benim meşrebim zordur...
Toprağım kıraç yerden alınmıştır, her bitki büyümez üzerimde,
suyum ekşimiş şarap gibi tatsızdır,
soluğum yalçın kayaları parçalayan rüzgarlar gibi delidir...

Umuttan çok kuşku vardır yüreğimde, hoşgörüden çok öfke vardır,
nedensiz düşmanlık gütmesem de, olur olmaz şeye sevgi beslemem ben...
Haktan yanayımdır ve de hakikatten.
Bu yüzden sevginin hak edenin hakkı olduğuna inanırım...
Hak etmeyene sunulmayacak kadar değerlidir sevgi..."


Mevlana

Kalıcı Bağlantı Yorum (5) Yorum yaz!

28/10/2009 · Kategori: Tınılar

Kıraç / Doğan Bir Pişman


- More amazing video clips are a click away

Çok güzel söylemiş.

Not:Şarkı sözleri isyana sürüklemesin aman :)

Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Yorum yaz!

27/10/2009 · Kategori: Kelâm ve Kalem

Gülü İçime Atıp Söyleşirim



-Küçük bir tarih düşürüyorum
Seninle görülen rüyaya.

Yâr
Baharı yaman
Gözleri güneş ve duman yâr
Hangi zamandı.

Seni gördüm
Gagasında zehir taşıyan kuşlarını
Yusuf peygamberin öyküsünü anlatan
Kızların yanından geçerken
Seni gördüm
esrik gezinirim!.

Yağmuru düşün
Topraktan önce yüzümüze düşen
Yüzümüzü çizik çizik eden
Keman hüznü o ince konuğu.

Sonra beni düşün
Tutup incileri gülümseyen
Güzel atlara binip
Gürültülü ırmakları geçen
Ellerinde leylâklar büyüten beni.

Senden kalbime düşen şavkla
Bölünerek yürüdüğüm görülsün
Görülsün artık
Arkama alıp dünya çöplerini
Aşkın ağulu ucunu
Yüreğimde taşıdığım.

Av sahnesinden geçip
Kuyu
Saman ve pazardan sonra
Sana söylemem lazımdı
Çatlatamadığını yüzümün kayaları bazen
Kayıtsız kaldığımı güllere karşı.

Hiç mi
Hiç eskimedi tuhaflığım
Gülü içime atıp söyleşirim
Sorma bu işin esrarını
Üzeri kül hikâyesi...

İsmail KARAKURT

 * fatımazehramerinos'un sitesinden alıntıdır.

Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Yorum yaz!

26/10/2009 · Kategori: Kelâm ve Kalem

Biz bu şehre üzgünüz...


“İstanbul kadar sevilmemiş başka bir şehir
var mıdır? Evleri öyle istenmemiş, başka bir şehir, gizlice hep bunu düşündüm sonra...
Kıyılarındaki camileri, ıslak kibrit kutularına benzetip sevdiğim şehir.
Milyonlarca insanıyla kimsesiz İstanbul.

Birer birer sökülüyordu bostanlar…
Yoksuluna mı üzüleceksin, çileğine, lahanasına mı? Ayaklandı gençler, boyalarının rengi siyah, sürüyorlar duvarlara, Amerika defol!..
Zam! Zam! Zam!.. Kokusu var zamanın, sarar soluğunu insanın, dalı yaprağı yok, görünmez ağacı boşluğun demişler, vurup devirdiler hepsini.

Son bakışın sızısıyla yanlış kurulup dökülmüştü dilimizden o cümle:

‘Biz bu şehre üzgünüz...’”



Rüyalar Ve Uyanışlar Defteri
Latife Tekin


HazanGazeli'nden alıntı.

Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Yorum yaz!

« Önceki :: Sonraki »